Windows & .NET Magazin, Nisan 2007 sayısında yayınlanan IPTV makalemi, soft copy olarak aşağıda bulabilirsiniz;
Televizyon kumandanızı tuşlamaya başladınız, kaç farklı kanal izleyebilirsiniz? Analog yayınlar ile 20 civarı, Kablo TV üzerinden 40-50, en fazla birkaç uyduyu dinleyen digital receiverlarınız üzerinden maximum 1000. Peki ya sonrası? Canınız yerel haber dinlemek istiyor, ama saat haber saati değil. Dün gece izleyeceğiniz diziyi dışarıda olduğunuz için izleyemediniz, ya da bir iş yemeğiniz var ama tuttuğunuz takımın en önemli maçını da canlı yayında izlemek istiyorsunuz.
Yıllar önce Bill Gates’in “Önümüzdeki Yol - The Road Ahead ” i okuduğumda, yukarıdaki tanıma çok benzer bir anlatımla karşılaşmıştım. O zamanki vizyonumla, bana göre kitaptaki diğer tüm fikirler arasında en son gerçekleşecekler listesinin en iddalısıydı bu. İstediğin TV içeriğini istediğin an izleyebilmek. Hatta daha da ilerisi, her an her yerde izleyebilmek ve TV içeriğini herkese yayınlanan içerik ve yayın akışı’ndan çıkararak kişisel yayınlara çevirebilmek. Bu fikir, şu anda karşımızda, kullanıma hazır, devrim yaratacak kadar güçlü bir teknoloji olarak duruyor: IPTV
TV kanallarının ve video içeriklerinin internet üzerinden yayınlanması ve geniş bant erişim teknolojileri ile televizyonlarımıza, bilgisayar ve cep telefonlarımıza ulaşması IPTV’nin en yüzeysel açıklamaları arasındadır. Aslında bu açıklama ile, görüntü ve ses kalitesi, dil seçimi ve benzeri bir çok uygulamayı bizlere sunan ve uzun süredir neredeyse hepimizin kullandığı digital yayınlar (DVB – Digital Video Broadcasting) ile pek farkı görünmemektedir. Peki niçin yayınları internet üzerinden izleyelim ki?

Yeni Uygulamalar, yeni alışkanlıklar
IPTV’nin en büyük getirilerinden birtanesi de interaktivitedir. Ne zaman neyin izleneceği seçimi (Video on Demand) interaktivitenin ilk meyvesidir. Yayın kuruluşları açısından bakarsak, hangi programın hangi saatlerde daha çok izlendiğinden tutun da, kimlerin, kaç yaş grubunun yayınlanan içeriğe eriştiği, reklamların izlenme ve takip edilme oranları, coğrafi bölgeler olarak nerelerden izlenildiği gibi bir çok detaylı bilgiyi toplaması mümkündür. Bu bilgiler tüm kullanıcılardan ve tüm detayları ile gelmektedir. Şu anda bu verileri toplamak için kullanılan raiting cihazları Türkiye’de yalnızca 10000 kişilik nüfusu temsil eden yaklaşık 2500 evde bulunmaktadır, iki teknoloji ile toplanan bilgiler arasındaki doğruluğa dikkat lütfen.!
Elbette IPTV teknolojisi sadece yayıncıya bu bilgileri sağlamak için de geliştirilmedi. Birkaç sene önce, herkesin pür dikkat takip ettiği dizilerden birinin başrol oyuncusunun kullandığı parfüm uzun süre satış rekorları kırmış, birçok yerde yok satılmıştı. Şimdi ise, IPTV yepyeni bir alışveriş alışkanlığı sunuyor. Film izlerken oyuncunun kravatını çok beğendiniz, videoyu durdurdunuz, kravata tıkladınız ve size alışveriş sitelerinden kravatın fiyatı, ödeme koşulları ve gönderim bilgileri alternatifleri gösterildi. Hatta bir yan taba tıkladınız ve gerek Türkiye gerekse uluslararası açık arttırma sitelerinden de alternatiflere o anda ulaştınız. En makul seçimi yaptınız ve kravatınız birkaç gün içinde postanızda.
Takımınız çok kritik bir maçta ve çok kritik bir anda penaltı kazandı. Bu zamana dek, penaltıyı kimin kullanması gerektiği için fikrinizi söyleyebildiniz mi? Yayın sırasında 25 – 30 saniye içinde oylanması gereken bir anket yapılıp penaltıyı kimin atacağı seçimine katkıda bulunabilirsiniz.
TRT-4’te uzun zamandır yayınlanan açık öğretim içerikleri hepimizin birkaç kez dikkatini çekmiş, birçok öğrenci de bu yayınları takip etmiştir. Ders kaçırma stresi, derste bir etkileşim olmadığı için konsantrasyon eksikliği, soru soramama, akışa dahil olamama gibi birçok zorluğu beraberinde getiren bu sistem, son yıllarda e-learning ve video conferanslar ile desteklenmektedir. IPTV teknolojisi ile e-learning, m-learning ve video conferancing yeni açılımlara doğru ilerleyecektir.
Teknik Altyapı
TV yada video yayınının internet üzerinden aksamasız verilebilmesi için yüksek bant genişliklerine ihtiyaç duyulmaktadır. DSL altyapısı, teknoloji olarak çok yüksek hızlara çıkabilecek, IP omurgası üzerinden kesintisiz olarak veri transferi yapabilecek yeterliliğe ulaşmıştır. ADSL2+ teknolojisi ile 25Mbps, VDSL ile ise 52Mbps’lık hızlara ulaşılmış durumdadır. Elbetteki tek gelişme bağlantı hızı değildir, sıkıştırma format ve oranlarındaki gelişim IPTV için en büyük destek teknolojilerdendir. MPEG2 formatı ile sıkıştırılmış SDTV (Standart Definition) kanalları 3 – 3,5 Mbps bir bant genişliği üzerinden stream basabilirlerken, yeni vizyonumuz olan HDTV(High Defi nation) yayını için ise 15-19 Mbps bant genişliği kullanılmaktadır. MPEG4 formatı ile sıkıştırılan yayınlar ise, SDTV de 2 Mbps, HDTV de 10-12 Mbps civarındadır. Sıkıştırma formatlarında çok yakın gelecekte sonuçlanacak calışmalar ile, MPEG4 sıkıştırma oranının iki katına çıkılacak ve bu sayede kullanılacak bant genişliği de yarıya düşecektir.
Donanım olarak şu anda Microsoft’un çalışmalarını tamamladığı “Set Top Box” ları ve kişisel bilgisayarlarımızı kullanabileceğiz. Set Top Box şu anki uydu yayınlarını aldığımız receiverlar gibi, televizyon ve internet bağlantısı arasında, TV, Radyo ve diğer yayınlarını alarak televizyona ileten bir cihaz olarak evlerdeki yerini kısa bir süre sonra almaya başlanacaktır.
3G geçişleri ile birlikte, GSM şebekelerinde IPTV streamleri için yeterli bant genişliği sağlanmış olacak ve cep telefonları ve PDA’ler ile de IPTV içeriklerine erişebilecektir. Bu sayede her an, her yerde, istediğimiz içeriğe ulaşabilecek, Video on Demand ve interaktivitenin tüm getirilerinden faydalanabilecektir.
Hem kullanıcılar, hem de çözüm geliştiriciler için yepyeni ve büyük bir dünya sunuyor IPTV. Düşünmemiz gereken neler yapılabileceği ve kullanıcılarla ne kadar interaktivite kurulabileceğidir. Bu aşamadaki küçük planlarınız, bir kaç sene sonra IPTV teknolojisine yön veren uygulamalar olarak karşımızda olabilir.